10 Şubat 2015 Salı

Duhan

Üslup


Sözler okununca, üslubu anlamayan veya anlamamakta ısrar eden bir grup insan olduğunu gördüm. Nasreddin Hocayla Carl Sagan'ın fikirlerinin karşı karşıya gelmesi, üstelik gizlenmiş bilgiler'den yola çıkılarak bunun yapılması yabancılanmış olsa gerek. İlla anlaşılması gerekmiyor ama böyle bir "gizli bilgi" kültürünün de var olduğunu bilin ve başka anlayışlara saygılı olun.

Bu üzerinde çalıştığımız "gizli bilgi kültürü" için ezoterizm veya okültizm adı kullanılır. Ezoteri; "içrek, içsel" olan demektir. Okült ise latince occulere'den geliyor ve "saklı, gizli,örtülü" manasındadır. Bu kelimenin Arapça karşılığı da (çok şaşıracaksınız.) küfür'dür. Küfür'ün tam anlamı da "örtülü, kapalı, gizli, saklı" demek oluyor.


Bazı bilgiler gizlenir ve gizli olarak paylaşılır. Bazı bilgilerse insanın bilinçaltındaki odalarda gizli şekilde barınır ve kişinin kendisi dahi bu bilgilerden haberdar olmaz.

Zaten konuları elimden geldiğince delilleriyle ve basitleştirerek ele almaya çalışıyorum. Bu bilgilerin daha niceleri var ki insanı dumur rüzgarlarıyla savuracak niteliktedir. Başka bir zaman detaylıca konuşuruz. Bu mevzular hakikaten çok geniş.





Şimdi bu seferki konumuz, üslubumun anlaşılması adına yapmak istediğim bir detay çalışması olacak. Böylelikle ezoterik bilgiye ulaşım ve onu anlamak konusunda biraz pratik yapmış ve frekansları eşitlemiş olacağız inşallah.


Duhan

Epey zaman evveli Ankara'da Keçiörene gitmiştim. Bir dükkanın önünden yürüdüm. Bakıyorum.... arkadaş bir olağanüstülük var dükkanda. Sanki koca kütüphanelerde hiç isim kalmamış gibi döner dürüm dükkanının adını Duhan koymuşlar. :)  Duhan döner diye de aratın, göreceksiniz ki böyle bir yer var. Yani uydurmuyorum. (Zaman zarfında dükkan kapanırsa bilmem) "E ne varmış ki bunda?" diyecek olanlar birazcık sabreylesin.. geleceğiz.

Sonra ben de hemen çaktırmadan bir fotoğraf alıverdim mekandan.



Duhan ne demekmiş ve nerede geçiyormuş bir bakın bakalım. Duhan, kuran-ı kerim'in 44. suresidir. 59 ayeti var. Ben de görünce bu ismin kullanılması ile ilgili bir sürü soru sordum aynı şekilde. Dönerci dükkanı açan hangi insan gidip kuran suresinden isim alır ki ? :) Biraz irdeleyelim neden böyle olduğu konusunu düşünürüz.




Konuya kabak gibi Evrenin yaşından falan dem vurarak girmeyim diyorum ama.. bakın, bazı kimselere göre zaman ve evrenin yolculuğu sonsuzdur.

Kendi kuyruğunu sonsuza kadar yutmaya devam eden bir ourobos. Yılan ve zaman çarkı
Bazısı da der ki; "Evren sadece, 13.82 milyar yıldır var ve çok iyi bir ihtimalle, önümüzdeki akıl almaz bir süre boyunca var olacaktır." Bu görüş içerisinde olanlar, genellikle insan'ın ölüşünü ebedi yok oluş olarak ifade ediyorlar.

Bu yönden sonsuzluğun ifade edilişini düşünürken ;
  • Evren için mi? 
  • Zaman için mi?
  • İnsan'ın ölüm sonrası varoluşu için mi? (çoğaltılabilir)
...diye sormamız gerekir. Burada Zaman ve Evren'in sonluluğu bir arada ele alınabilir. Çünkü zaman hareketle var olucudur.  Hareket, mekan ve boyutla zorunlu ilişkili olarak Evren'in varlığı tanımlanır. Bu durumda "Evrenin sonu, zamanın da sonudur" demek olur.


Acun TV8'i satın aldıktan sonra 8 logosunu bu şekilde "sonsuzluk" sembolüyle birleştirdi.

 
Bu sonluluk veya sonsuzluk algısı, güven veya diğer bir deyişle "inanç" yapısına göre değişiklik gösteriyor. 



Sonluluk, kendilerine kitap verilenler için ;

Yaşam, Kıyamet saati ve sonrasını, yani ahiret hayatı' değerlendirmeye tabi tutarak anlaşılır. Ahiretle birlikte sonsuz varoluşa ulaşılacağına ve hesapların görüleceğine güvenirler. Bu durumda kıyamet saati, hem bir son ve hem de sonsuzluğa dönük yeni bir zaman algısının başlangıcı demek olur.

Bu sebepten zamanın sembolizmi seküler veya dinsel anlayışlara göre farklılıklar gösterir.

Mesela ;

Kum Saati Sembolizmi; 

Kum tanelerinin miktarı, belirlenen zamanın ölçüsüdür. Zamanın tekrar başlaması için kum saatini ters çeviren birisinin varlığı mutlaktır ve bu zamanı takdir eden'in, bilinç sahibi oluşunu ve zamana enerji verişini mutlaka gösterir. Bu yönden, zamanı başlatan ve sonlandıran bir bilinçli gücün varlığına itibar edilmesi, kum saati sembolizminde çok önemlidir. Böylelikle kum saatini evrende zamanın var oluşu ile sembolik olarak değerlendirdiğimizde zamanı var eden Tanrı'ya işaretler bulmamız mümkündür. 

Hristiyanlar tarafından çizilmiş, İsa peygamberi "zamanı yöneten Tanrı" şeklinde tasfir eden bir resim

Kum saati, zamanın sonluluğu hissini güçlü bir şekilde uyandırır ve belirlenen zamanın sonlu olduğunu görsel olarak da ifade eder. Diğer taraftan, bir mekandan, diğer bir mekana geçen kum taneleri, mekan değiştirmeyle birlikte yeni bir var oluşa değişim ve geçişe işaret eder. Baktığımızda ortadaki boğum noktası anı ifade eder. Kum saatinde an durağan ve sabittir. Gelecekten geçmişe doğru bir akış olduğu anlaşılır.


Kum tanelerini, insanla birlikte düşünecek olduğumuzda, insanlardan bazısı erken (alttaki kum taneleri), bazısı geç (üstteki kumlar) olmak üzere, farklı farklı zamanlarda mekanlarını değiştirirler. En nihayetinde ölümlü insan, bir kum tanesi değerinde ve ebatlarındadır.

Analog Saat ve Dijital Saat Sembolizmi;

Analog saatler, bir eksen etrafında akrep ve yelkovana verilen enerji göz önüne alınmaksızın, engelsizce, sonsuza kadar dönebilirler.

Dijital saatler de sayıcılık ve sayı tamamlandığında tekrar başlayıcılık gibi bir sistemle tasarlanmışlardır.

Analog saat ve dijital saatler için zamanın başlangıcı ve sonu gibi noktalar yoktur. Enerji kaynağı göz önünde tutulmadığı için zamanı takdir edene işaret etmezler ve zamanın sonsuzluğu hissi verirler.



Analog saatlerde zamanın sonsuzluğu'nun ortadan kalkması için saatin aynen böyle olması gereklidir. Nasıl olacaksa artık  :)


Beytullah'ın yanına saygısızca dikilen hilton'un saat kulesi.


Tabi insanların günlük işlerinde kullanacakları saatlerde bu hissiyatı ortadan kaldırmak için Roma'lılar güzel bir yöntem bulmuşlar.

Saatin üzerindeki Dünya'nın kuşağında "Tempus Fugit" yazıyor. 

Bu saatin aynından camii'nin birinde de görmüştüm. Üstelik kıble yönündeydi. Camilerin kıbleye bakan yönlerinde analog saatlerin olması da enteresan bir detaydır. Biz bu Romalıların çözümüne "tempus fugit" sözüne geri dönelim. Tempus Fugit "zaman uçar" manasına geliyor. Sonsuzluk hissi veren analog saatlerin yanında bu ibarenin bulunmasının güzel bir hatırlatıcı olduğu düşüncesindeyim.

Bu da "zaman uçar" demek olmalı :)

Salvador Dali'nin ünlü "Çözülen Saat" tablosu


Roma ve Bizans kültürü milenyum Türkiyesinin çoğu kültürel sahasına hala çeşitli yollarla varlığını sürdürüyor. Türkiye'nin neresine giderseniz gidin saat kulelerine denk gelirsiniz. Yalnız bunlardan benim bildiğim sadece bir tanesi var ki....
Burası Sincan Ankara :) 

Yalnız aslıda bu "Vakit Daralıyor" epey farklı. Çünkü zaman ve vakit aslında aynı bugünkü algımızda birbirlerinden farklı kavramlar. Vakit daha islami bir is uyandırıyor ve kullanıldığında bir geçicilik de beraberinde geliyor. Daralışla uçuş da birbirinden ayrılıyor.  

Daralış bir azalma kaybediliş, esirleşme ve sıkışmayı,

uçuşsa gidenin geri gelmeyişini, özgürleşme ve uzaklaşmayı izah eder.

Eminim ölümü hatırlamaktan kaçınanlar için kalpleri de daraltıcı bir hatırlatmadır bu. Yakınlarda bir blogda depresif birisine denk geldim. İsteyen buyursun okusun. Bağ


...Neyse aslında hakkında konuşulması gereken Güneş saatleri, kuleler ve saat kuleleri de var ama o konuya ilerleyen zamanlarda gelmeyi düşünüyorum inşallah.





Şimdiiiiiii tekrar başa, duhan konusuna dönecek olursak. Evet bu dönerci duhan, enteresan bir iş ortaya koymuş. Şimdi detay sevenler dikkatli dinlesin lütfen.

Duhan'ın kelime anlamı Arapça Duman demek oluyor.

Buyrun Duhan Döner'in kendi adlarına tescillenmiş logosu. Şimdi Duhan, yani Duman'ı görebiliyor musunuz?
Bu gördüğünüz bir aşçı başlığı olmakla birlikte,...
Aynı zamanda bir atom bombasının patlamasının ardından ortaya çıkan, mantar bulutudur. (Bu bulduğum imajın kocaman sırıtan bir palyaço kellesi şeklinde olduğunu çok sonradan fark edip buraya not düşüyorum) Böylelikle bu sembolizm, aşçı başlığı ile dönerciliğe, Duhan ismiyle de mantar bulutuna, azab verici duman'a bağlanıyor gibi görünüyor. 
Logo'nun işi burada bitmiyor. Şimdi de şu dairesel şekillere bakalım. Bu aslında 360 derecelik bir daire. Yalnızca yazı ve duman bu 360 derecelik daire'nin üzerine geliyor. 360 derecelik daire genellikle zamanı ifade eder. 
Şu opaklaştırma işiyle üst üste getirdiğim iki öğeyi inceleyecek olursanız, tasarımcının saat 1'e doğru ortaya çıkacak olan dumanı ifade etmiş olabileceğini görüyoruz. En doğruyu Allah bilir.
Pekiiii, ayette ne söyleniyor?

Duhan Suresi "9-15"
"Hayır, onlar şüphe içinde oynuyorlar. Artık sen, göğün açık bir duman getireceği günü gözetle. İnsanları bürür. İşte bu elim bir azaptır. 'Rabbimiz! Üzerimizden azabı kaldır, çünkü biz artık iman edenleriz.' Onlar için öğüt almak nerede? Oysa kendilerine açıklayıcı bir peygamber gelmişti. Sonra ondan yüz çevirdiler ve: 'Öğretilmiş bir delidir' dediler. Biz azabı az bir süre kaldıracağız ama siz yine döneceksiniz."

Duhan'ın ne olduğuyla ilgili çeşitli değerlendirmeler var. Konunun üzerinde daha çok çalışmam gerekiyor. Surenin ilerleyen bir bölümünde de tam da bizim bu sonluluk meselemizden bahseder. Der ki;

Duhan Suresi "34-39"
"Şüphesiz bunlar diyorlar ki: 'İlk ölümümüzden başka bir şey yoktur ve biz yeniden diriltilecek değiliz. Eğer doğru sözlüyseniz bize atalarımızı getirin.'

Onlar mı daha hayırlıdırlar, yoksa Tubbe' kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları helak ettik. Çünkü onlar suçlulardı. Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. Biz onları ancak hak üzere yarattık. Ama onların çoğu bilmezler."



Yeniden diriltilmemek sonsuz bir hiçliğe erişmek ile açıklanır ki sonsuzluğun vurgusu insanda hep bu hissiyatı veriyor sanki.

Devam etmek isteyenler Sudais'in güzel sesinden Duhan Suresi'nin mealini okuyup dinleyebilir, üzerinde uzun uzun düşünebilirler.


Pekiiiiii "Keçiören'deki dönerci'nin, Duhan ismiyle ve böyle bir sembolizmle ne işi olur birader?" derseniz, inanın hiçbir fikrim yok. Yalnızca bu soruyu soranlara ben de şunu sormak isterim. "Peki Acun'un TV8 inin, sonsuzluk sembolizmiyle ne işi var birader?"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder